Şuanda Bu Konudasınız
Anasayfa > Hertelden Konular > Tek Mirasımız Mezarımız mı Olacak?

Tek Mirasımız Mezarımız mı Olacak?

mezar

Teknolojinin her türlü nimetinden sonuna kadar yararlanıyoruz. Friendfeed de neler yapıp neler sevdiğimizi herkese duyuruyoruz. Twitter ile şuan nerede ne yaptığımızı anlık olarak arkadaşlarımıza bildirebiliyoruz. Hazırladığımız bloglarda en değerli makalelerimizi sanat eserlerimizi paylaşıyoruz.  Fakat şunu unutuyoruz; Gelecek nesiller bizlerden haberdar olamayacak.

Evet, torunlarınızın torunları sizin yaşam tarzınıza, neler yaptığınıza ve nasıl yaptığınıza dair hiç bir şey bilmeyecekler. Yapılan kazılar, yıllarca yapılan araştırmalar hiçbir şey ifade etmeyecek sonuca ulaşamayacaklar. Bunun zeminini ise biz kendimiz hazırladık. Geliştirdiğimiz teknoloji geleceğe miras bırakmamızı imkânsız kılmaya başladı.

Bu gün Mısır Piramitlerinin nasıl yapıldıklarını yıllarca yaptığımız araştırmalara ve harcadığımız onca emeğe rağmen bulamıyorsak eğer, Gelecek nesiller de bizim birçok şeyimizi öğrenemeyecekler. Bütün bellek ürünlerimiz toprakta eriyip yok olduğunda, hatta dün ne yaptığımızı ne keşfettiğimizi kendimiz bile kaybetmeye başladığımızda gelecek nesiller sadece 2000 ‘li yılların karanlık devir olduğunu varsayarak sadece mezarlarımızdan yaşamış bir nesil olduğunu düşünerek tarih dokümanlarında işleyecekler.

Gelişen teknolojiyi yakından takip eden ve yorumlayarak ileride neler olabileceğini tahmin etmeye çalışıyorum. Teknoloji artık sınır tanımıyor. Bunu defalarca dile getirmenin âlemi yok belki fakat ne olup bittiğini bir düşünsenize.

Yaptığımız binalar, diktiğimiz uçsuz bucaksız gökdelenler bırakın asırlarca ayakta durmayı yarım asır bile dayanamıyor neredeyse. Yazarlarımızın yazdığı kitaplar ya kütüphanelerde tozdan kirden kendi kendini imha ediyor ya da biz parçalayıp onları imha ediyoruz. Belki Leonardo da Vinci ‘nin eseri Mona Lisa çok özenli bir şekilde saklanıyor. Peki, günümüz bloglarında yazılan çizilen kültürümüzü yaşam şeklimizi yansıtan onlarca değerli yazı?

Blogger veritabanında saklanan onlarca değerli yazı sizce ne kadar var olmayı sürdürecek? Blogger hizmetini kestiğinde milyonlarca yazarın yazdığı yazılar oluşturduğu içerikler bir anda yok olacak. Bırakın başkasının sağladığı hizmeti kendi bilgisayarımız fotoğraf makinemizde bulunan anılarımız bile yok olup gidiyor.

Burçin, son teknoloji ürünü dijital fotoğraf makinesiyle ya da bilmem kaç MP ‘lik kamerası olan telefonuyla en değerli anlarının resimlerini çekiyor. En fazla 1 ay sonra belleği dolan cihazla yeniden resim çekebilmek için önceden çektiği resimlerden birisini siliyor ve yenisini çekiyor. Böyle devam ederek bir süre sonra geçmişe dair hiçbir resmi kalmamış oluyor.

Alper ise çektiği resimleri bilgisayarında saklıyor. Çektiği tüm resimleri güzelce klasörlere ayırıyor ve mükemmel bir dizin oluşturuyor kendisine. Kardeşi Derya işletim sistemini çökertene kadar her şey çok güzel. Peki ya bilgisayarına format attığında? Hard diski arızalandığında? Tüm anıları yok oluyor.

Torunlarımızın torunları demiştim yazımın başında ama böyle giderse süreç kısalacak ve kendi çocuklarımıza dahi gösterebilecek bir tek resmimiz kalmayacak. Milattan önce bilmem kaç yılında bir mağaraya kazınan şekil bile bugün varlığını korurken bizim dün çektiğimiz resmin hangi klasörde hangi dizinde olduğu tam bir muamma.

Kesinlikle teknolojiye karşı değilim hatta teknoloji konusunda ne kadar ilgili ve ne kadar sıkı takipçi olduğumu çevremdekiler çok iyi bilirler lakin sorgulamak lazım. Hatta direk bir soru sorayım size;

Çektiğiniz ilk dijital resmin şuan nerede olduğunu biliyor musunuz?

Facebook Yorumları

Bu Konuyu Paylaşabilirsiniz

Sponsorlu Bağlantılar

Bir cevap yazın

Top