Psikiyatrik Hastalıklarda Beslenme

Psikiyatrik Hastalıklarda Beslenme
Spread the love

Yapılan araştırmalardan birinde elde edilen bulgular şizofreni hastalarının %63 ünün, bipolar bozukluğu olan hastaların ise %68 inin kilolu veya obezlerden oluştuğunu gösteriyor. Yani çoğunluğun obez veya kilolu insanlardan oluşuyor olması bu hastalığın kişide yarattığı biyokimyasal veya psikolojik bir sonucu olabiliyor. Yine bu araştırmalarda obezlerin daha çok kadın ve çok sayıda psikiyatrik ilaç alan kişiler olduğunun belirlenmiş olması aslında bu düşünceyi doğrular nitelikte… Kadınların erkelere göre daha hassas oluşu, belirli dönemler öncesi duygu karmaşaları ve hormonal düzenin değişime erkeklerden daha fazla uğraması bir sebep olabiliyor. Aynı zamanda bazı antidepresan ve psikiyatrik ilaçların da kilo aldırma veya kan yağlarında artışa sebep olma gibi etkileri de bulunuyor.

  • Şizofrenide beslenme düzeninin ayarlanması ve artmaya meyilli ağırlığın engellenmesi yanında bazı yiyecek ve içeceklerin tüketimleri de hastalığın gidişini etkileyebilir.

  • Alkol, kahve, et ve şekerin mümkün olduğunca minimuma indirilmesi, Omega-3 yağlarının( Balık, her türlü deniz ürünleri, tofu, soya, badem, ceviz), Omega-6(ayçiçeği, Susam, Mısır), Fol Asitleri (Taze portakal Suyu, Ispanak, Fıstık, Kuru Fasulye, Nohut), B3 Vitamini (Balık, Patates, Avokado, Kahverengi Pirinç), B6 Vitamini (Tavuk, Karnıbahar,Domates) ve C-Vitamini (Brokoli, Turunçgiller, Lahana, Kivi) tüketimi arttırılmalıdır.

  • Lifli sebzeler,tohumlar,fındık gibi kuruyemişler,bol meyve sebze,kepekli ekmek,buğday ekmeği ,organik yumurta,organik balık ve omega 3 yağ çeşitlerinin sıkça tüketilmesi,koruyucu ve beyni geliştirici etki gösterir.
    özellikle omega 3 yağ asitleri beyindeki büyüme faktörünün salınımını arttırıp beynin küçülmesini engellediğinden ,şizofreni tedavisine olumlu katkıda bulunmaktadır.yüksek oranda şeker ve yağ tüketiminin ,beyni büyüten faktörün azalmasına sebep olduğu ortaya çıkmıştır.

  • Peki, şizofreni hastaları ne yemeli?

  • Yeşil kakule:

  • Hafızayı güçlendirici etkisi bilinen kakule şizofreni tedavisinde de yaygın olarak kullanılır. Tohumları sinir sistemini olumlu etkiler, sinir ve stresi azaltarak kişinin kendine güvenini artırır. Öğütülmüş tohumlarının çay olarak içilmesi gerekir.

  • Fesleğen yaprakları:

  • Yaz aylarında elimizi üstünde gezdirdiğimizde yaydığı kokunun bile bizi mutlu ettiği fesleğen, strese iyi gelen bir bitkidir ve çeşitli beyin hastalıklarının tedavisinde kullanılır. Fesleğen yapraklarıyla hazırlanan çaylar ise beynin işlevselliğini artırmak için her günü içilebilir.

  • Bektaşi üzümü:

  • Antioksidan etkisi yüksek olan Bektaşi üzümü tam bir C vitamini deposudur ve portakalın on katı C vitamini, A ve B kompleks vitaminleri barındırır. İçeriğindeki niasinamid ise şizofreni tedavisinde etkilidir. Kurutulmuş Bektaşi üzümüyle demlenen çay, sakinleştirici etkiye sahiptir.

  • Soğuk su balıkları:

  • Balıktaki Omega 3, beynin düzgün çalışmasına etkili olduğu için şizofreni hastalarının da düzenli olarak balık yenilmesi gerekiyor. En fazla Omega 3 içeren balıklar ise somon, ringa balığı ve ton balığı… Aynı nedenle balık yağının da şizofreniye iyi geldiği biliniyor.

  • Havuç, ıspanak ve diğerleri:

  • Kronik beyin bozuklukları için önerilen sebzelerden biri de havuç. Şizofreni tedavisinde kullanılan niasin açısından havuç kadar ıspanak da son derece zengin. Patates ve mısır da niasin zengini sebzeler arasında.

Şizofreni Hastaları İçin Örnek Menü

Sabah (08:00)

Şekersiz açık çay

1 adet haşlanmış yumurta

1 dilim beyaz peynir

2 dilim tam buğday ekmeği

2 adet tam ceviz

Ara (10:30)

1 adet meyve + 5-6 adet fındık

Öğle (13:00)

3 köfte kadar et/tavuk/balık (Haftanın 3 günü somon,sardalya,tuna vs.)

8 yemek kaşığı sebze yemeği (susuz)

2 dilim tam buğday ekmeği

1 su bardağı yoğurt

Ara (16:00)

1 su bardağı süt + 1 adet meyve

Akşam (19:00)

1 kepçe çorba (10 kaşık)

8 yemek kaşığı sebze yemeği

1 çay bardağı yoğurt

3 kaşık fesleğenli kepekli makarna

Ara (21:30)

1 çay bardağı süt + 5 adet form bisküvi

Deliryumda Beslenme

Farklı tıbbi durumlara ikincil olarak aniden ortaya çıkan bilinç, dikkat, bellek, düşünce, algı, davranış ve uyku-uyanıklık döngüsündeki bozukluklarla karakterize; dalgalanmalarla seyreden nörobilişsel bir bozukluktur. Yaşlı hastalarda daha sık görülmektedir.

Deliryumda tedavi basamakları olarak ilaç tedavisi dışında beslenme tedavisi ve sıvı elektrolit dengesinin sağlanması da önemlidir.

  • Hastalığın etiyolojisinde beslenme bozuklukları bulunduğundan doğru beslenme düzeni sağlanmalı,hastanın boyuna,kilosuna,yaşına göre ihtiyacı hesaplanarak beslenme planı oluşturulmalıdır.

  • Genellikle yaşlı hastalarda görüldüğünden Ca ve D vitamini takviyesi yapılabilir.

  • Omega – 3 beyin fonksiyonlarını geliştirdiğinden takviye kullanılmalıdır.

  • Hastanın ilaçlarıyla besin etkileşimi oluşabileceğinden öğünlerle ilaçlar arasında 2 saat bırakılmalıdır.

  • Ağır durumdaki yoğun bakım hastalarına enteral veya parenteral beslenme uygulanmalıdır.

Deliryum İçin Örnek Menü

Sabah

Şekersiz açık çay

1 adet haşlanmış yumurta + 1 dilim beyaz peynir

2 tam ceviz

2 dilim tam buğday ekmeği

Ara 

1 su bardağı süt + 1 adet meyve

Öğle 

2 köfte kadar et/tavuk/balık

4 yemek kaşığı sebze yemeği

Zeytinyağlı salata

4 yemek kaşığı bulgur pilavı

Ara 

1 su bardağı kefir + 5-6 adet fındık

Akşam

2 köfte kadar et/tavuk/balık

Zeytinyağlı salata

1 su bardağı yoğurt

2 dilim tam buğday ekmeği

Ara 

1 orta boy meyve + 1 çay bardağı süt

Demansta Beslenme

Mental hastalıkların önlenmesi ve gelişimin ilerlemesinde en önemli noktalardan biri olan vitamin ve minerallerden eksiklikleri ortadan kaldırılmalıdır. Özellikle, nörolojik yetersizliklere neden olduğu bilinen ve yaşlılarda sıklıkla karşılaşılan bir durum olan vitamin B12 yetersizliği mutlaka giderilmelidir.

  • Antioksidan vitaminlerin de Alzheimer hastalığının engellenmesinde olumlu etkileri olduğu düşünülmektedir. Fındık, ceviz gibi kabuklu yemişlerde antioksidan içerikli yağlar bulunur. Özellikle E vitamini kullanımının yaşlı kadınlarda idrak azalmasını engellediği belirlenmiştir. Bunun yanında, demir ve çinko gibi minerallerin diyette arttırılması da bilişsel fonksiyonların artması yönünden önemlidir.

  • Tam buğday unundan yapılan ekmek B grubu vitaminlerinin de iyi kaynağıdır ki bunlar sinir hücrelerinin iyi çalışması ve beyni etkileyen toksik maddelerin vücuttan uzaklaştırılmasında görev alırlar.
    Yeşil yapraklı sebzeler, kavun, portakal, enginar, pancar, brokoli, bamya ve kuru baklagiller folik asitin en zengin kaynaklarıdır.

  • Bir diğer durum da, alzheimer hastalarında beyin plakalarında alüminyumun birikmesidir. Bunun da, bu kişilerin genel olarak kalsiyum ve magnezyumdan yetersiz bir diyetle beslenmelerine bağlı olduğu sanılmaktadır. Süt, peynir ve yoğurt gibi kalsiyum kaynağı besinlerin gençlik yıllarında yetersiz tüketilmesi halinde; beyin plakalarında yavaş yavaş alüminyum birikmekte ve alzheimer riski artmaktadır.
    Taze meyve ve sebzeler, içerdiği antioksidanlar ve ‘folik asit’ sayesinde beynin yaşlanmasını ve hücre hasarını önlerler.

  • Beyin gelişimini en çok etkileyen grup olan aminoasitler, yumurta, et, balık, süt, yoğurt, mercimek, nohut ve fasulye gibi gıdalarda bulunurlar. Ayrıca, tahıl taneleri, fındık, badem, kuru baklagillerde bulunan ‘inositol’; yumurta ve soya fasulyesinde bulunan ‘kolin’ ve ‘lesitin’; ette ve süt ürünlerinde bulunan ‘karnitin’ beyindeki sinir hücreleri arasında iletişimi sağlayan kimyasal maddelerin en önemlilerinden biri olan asetilkolin düzeyini destekler. Böylece kişilerin zihinsel yeteneklerini ve hafızasını güçlendirir.

  • Kortizol: Stres durumunda vücutta kortizol hormonu üretimi artar. Fazla kortizolün beyinde hasara neden olduğunu gösteren çalışmalar bulunmaktadır. Kortizol düzeylerini azaltmak için kan şekerinde ani hareketlere neden olan besinlerden yani basit karbonhidratlardan kaçınmak, doymuş ve trans yağlar ile alkol ve kafein alımını sınırlamak gerekmektedir. Ayrıca öğün atlamadan düzenli beslenmek, düzenli uyumak ve stres azaltıcı egzersizler yapmak kortizol düzeylerinin düşürülmesine yardımcı olacaktır.

Demans İçin Örnek Menü

Sabah

1 adet haşlanmış yumurta + 2 dilim beyaz peynir

2 tam ceviz

2 dilim tam buğday ekmeği

Bol domates salatalık yeşillik

Ara

1 su bardağı süt + 1 orta boy meyve

Öğle 

3 köfte kadar balık (somon,tuna vs.)

8 yemek kaşığı sebze yemeği

2 dilim tam buğday ekmeği

1 çay bardağı yoğurt

Ara

1 su bardağı kefir + 5-6 adet fındık + 2-3 adet grisini

Akşam

1 kase çorba (20 kaşık) veya 8 kaşık kurubaklagil

8 yemek kaşığı sebze yemeği

1 çay bardağı yoğurt

4 kaşık bulgur pilavı

Ara

1 orta boy meyve + 5 adet form bisküvi

Depresyonda Beslenme

1. Besin değeri yüksek gıdalar yemek

Gıdalardaki besin öğeleri vücudun onarım, büyüme ve sağlıklı yaşam için kullanılır. Besinlerden alınan vitamin, mineral, karbonhidrat, protein ve yağa vücudumuz ihtiyaç duyar. Bu besinlerin herhangi birisi eksik olduğunda vücudumuz tam kapasite ile çalışamaz, bazı hastalıklar ortaya çıkar. Vitaminlerden B12 ve folik asit eksik olduğunda depresyona daha yatkın oluruz.

2. Antioksidanlardan zengin beslenmek

Normal vücut fonksiyonları sırasında vücudumuzda zararlı serbest radikaller. Bu serbest radikaller yaşlanma ve organ işlev bozukluklarına katkıda bulunur. Beta karoten, vitamin C ve E vitamini gibi antioksidanlar, serbest radikallere bağlanır ve onların yıkıcı güçlerini dengeler. Araştırmalar beynin özellikle serbest radikal hasarı için risk altında olduğunu göstermektedir. Nasıl beslenirsek beslenelim, serbest radikal oluşumu engellenemez ama antioksidanlardan zengin beslenme ile beyni depresyondan kısmen koruyabiliriz. Beta-karoten kaynakları: kayısı, brokoli, kavun, havuç, karalahana, şeftali, balkabağı, ıspanak, tatlı patates. C vitamini kaynakları: yaban mersini, brokoli, greyfurt, kivi, portakal, biber, patates, çilek, domates E vitamini kaynakları: fındık ve tohumlar, bitkisel yağlar, buğday tohumu

3. Akıllı karbonhidratlar

Karbonhidratlar, serotonin salınımına destek vererek depresyon tedavisi sırasında kısmi fayda gösterirler. Genel sağlık önerilerinde karbonhidratlar kısıtlanır ancak depresyon tedavisi esnasında şekeri kısıtlamakla birlikte akıllı karbonhidrat olarak adlandırılan kepekli tahıllar, meyve ve sebzeyi bolca tüketebilirsiniz.

4. Proteinden zengin besinler uyanıklığı artırır

Hindi, ton balığı ya da tavuk gibi protein açısından zengin gıdalar, tirozin adı verilen bir amino asit ihtiva ederler. Tirozin, depresyonda ve depresyon tedavisinde önemli olan dopamin ve norepinefrin düzeylerine etki eder. Bu tirozin desteği, sizin uyanık hissetmenizi, daha kolay konsantre olmanızı sağlar. Depresyon tedavisi esnasında, günde iki defa protein almanız olumlu etki gösterecektir. Sağlıklı protein kaynakları: fasulye ve bezelye, yağsız dana eti, az yağlı peynir, balık, süt, tavuk, soya ürünleri, yoğurt.

5.Akdeniz tipi beslenme

Akdeniz diyetinin meyve, fındık, sebze, tahıl, baklagiller ve balığı bolca içerir. Oldukça dengeli, sağlıklı beslenme modelidir. B12 ve folik asiti bolca içerir. Bu iki vitaminin eksikliği, özellikle sigara içenlerde depresyona yol açabilir. Depresyon tedavisi alanların bolca tüketmesi gereken besinler arasında, folik asit içeren baklagiller, fındık, birçok meyve, özellikle koyu yeşil sebzeler, B12 içeren balık ve düşük yağlı süt ürünleri gibi tüm yağsız ve az yağlı hayvansal ürünler bulunur.

6. D vitaminini yeterli almak

Araştırmalar, D vitamini bakımından yeterli olan insanlara göre D vitamini eksikliği olan kişilerde daha yüksek oranda depresyon izlendiğini belirtir.

7. Selenyumdan zengin gıdalar tüketmek

Selenyum, iyi bir sağlık için gerekli bir mineraldir. Düşük selenyum alımı ile depresyon arasında ilişki bildiren çalışmalar bulunur. Çok fazla selenyum alınmasının zehirli etkileri de vardır ancak vitamin mineral hapları dışında, normal beslenme ile zehirli düzeyde selenyum almak pek olası değildir. Depresyon tedavisi alanların daha çok tüketmesi gereken selenyumdan zengin besinler fasulye ve baklagiller, yağsız et, düşük yağlı süt ürünleri, kabuklu yemişler, deniz ürünleri (istiridye, sardalya, yengeç, tatlı ve tuzlu su balıkları, kepekli tahıllar (tam tahıllı makarna, kahverengi pirinç, yulaf ezmesi gibi) sıralanır.

8. Omega-3 yağ asitleri

Omega-3 yağ asitlerinin sayısız faydaları olduğunu biliyoruz. Son zamanlarda, bilim adamları, omega-3 yağ asitlerinin eksikliği depresyon ile ilişkili olduğunu ortaya koymuştur. Birçok hekim, depresyon tedavisi esnasında, antidepresan ilaç ile birlikte omega-3 de başlarlar. Omega-3 yağ asitleri kaynakları yağlı balık (hamsi, uskumru, somon, sardalya, tirsi balığı ve ton balığı), keten tohumu ve fındıktır. Yine omega-3’ün bir başka türü olan alfa linolenik asit ise keten tohumu yağı, soya yağı, ceviz ve koyu yeşil yapraklı sebzeler ve kanolada bulunur.

Bu önerilerin yanı sıra alkol ve fazla kafeinden uzak durmak, kilo fazlalığının mümkün olduğunca azaltılması da depresyon tedavisinde işleri kolaylaştıracaktır.

Depresyona karşı beslenme önerileri

  • Kış aylarında özellikle triptofan ve C vitamini açısından da zengin portakal, mandalina tüketimini artırın.

  • Ara öğünlerde ve gece yatmadan önce papatya ve rezene çayı için. Çayınıza bal ekleyin. Bu çay, serotonin düzeyini arttırıp, oreksin düzeyini azaltarak gevşemenize ve rahat uyumanıza yardımcı olabilir.

  • Karbonhidrat miktarı çok düşük diyetleri uzun süre yapmayın. Bilinçsizce yapılan bu diyetler depresyona altyapı oluşturabilir.

  • Tam buğday ve bol tahıl ürünleri tercih edin. Kepekli ekmek, tam buğday ekmeği, bol tahıllı ekmek ve ruşeymli ekmeği öğünlerde çeşitli zamanlarda dönüşümlü olarak bulundurun.

  • Haftada 2-3 kez balık tüketin. Böylece serotonin miktarını arttıran omega 3 alımını da artırmış olursunuz. Eğer Balık tüketmiyorsanız omega3 takviyesi alabilirsiniz.

  • Ara öğünlerde mutlaka muz yiyin. Magnezyum açısından zengin olan muz, kasların da gevşemesine yardımcı olur. Magnezyum eksikliğinde vücutta yorgunluk, halsizlik, bitkinlik, depresyon görülür. Magnezyum, enerji metabolizmasında rol alır ve yetersizliğinde enerji metabolizmasında bozukluklar meydana gelir.

  • Öğünlerinizde ceviz, fındık, badem, avokado, kuru incir, koyu yeşil yapraklı sebzeler, sert sular ve tam tahıllı ürünlere yer verin. Bu besinlerin içeriğinde yer alan magnezyum vücudunuzun enerji depolamasını ve kendinizi zinde hissetmenizi sağlar.

  • Çay, kahve, kafein içeren içecekler ve asitli bazı içeceklerden uzak durun. Bunların yerine ballı ılık süt, kakaolu süt, papatya çayı gibi seçenekleri tercih edin.

  • Kış aylarında yulaf unlu besinleri tercih etmeyin. Yulaf ununda melatonin var. Kışın melatonin miktarınız zaten yükseldiğinden yulaf unlu besinleri kışın tercih etmeyin. Ancak uykusuzluk sorununuz varsa yulaf ununu tüketebilirsiniz.

  • Çorbalarınıza veya yoğurdunuza 1 yemek kaşığı keten tohumu katın. Keten tohumu moralinizi toparlamaya yardımcı olur.

  • Süt ve süt ürünlerini menünüzde mutlaka bulundurun. Bu besinlerdeki kalsiyum ve B vitamininin depresyon üzerinde azaltıcı etkisi var.

  • Gün aşırı veya haftada 3-4 kez mutlaka yumurta tüketin. Yumurtanızın tam pişmiş olmasına özen gösterin.

Depresyon İçin Örnek Menü

Sabah

Şekersiz ıhlamur

1 adet haşlanmış yumurta

1 dilim beyaz peynir

2 dilim tam buğday ekmeği

Bol domates salatalık yeşillik

Ara

2 tam ceviz + 1 yerli muz

Öğle 

1 kepçe çorba (10 kaşık)

3 köfte kadar et/tavuk/balık

1 çay bardağı yoğurt

1 dilim tam buğday ekmeği

Bol salata

Ara

1 orta boy portakal + 1 çay bardağı süt

Akşam 

7 yemek kaşığı kurubaklagil

8 yemek kaşığı sebze yemeği (ıspanak,brokoli vs.)

Bol yağsız salata

1 çay bardağı yoğurt

Gece 

1 çay bardağı yoğurt + 1 tatlı kaşığı keten tohumu

Huntington’s Hastalığında Beslenme

  • Huntington hastası olan kişiler genellikle sağlıklı bir kiloda kalmakta güçlük çekerler. Bunun sebebi, yemek yemede güçlük, fiziksel çaba nedeniyle daha fazla kalori ihtiyacı ya da bilinmeyen metabolik sorunlar olabilir. Yeterli beslenmek için günde üç öğünden fazla yemek gerekli olabilir.

  • Çiğneme, yutma ve küçük kas becerileriyle ilgili güçlükler, tükettiğiniz besin miktarını sınırlayabilir ve boğulma riskini artırabilir. Yemek yerken dikkat dağıtan şeyleri ortadan kaldırarak ve yenilmesi daha kolay olan besinleri seçerek bu sorunlar en aza indirilebilir. Sınırlı, küçük kas becerileri olan kişiler için tasarlanmış sofra eşyaları, kapaklı kaplar ve pipet kullanmanın da yardımı olabilir.

Huntington hastası olan kişi, er ya da geç, yeme ve içme konusunda yardıma ihtiyaç duyacaktır.

Sabah

Şekersiz çay

1 adet haşlanmış yumurta + 1 dilim beyaz peynir

2 dilim tam buğday ekmeği + Bol domates salatalık yeşillik

Ara 

 1 orta boy meyve  püresi + 1 su bardağı süt

Öğle 

3 köfte kadar et/tavuk/balık

1 su bardağı yoğurt

2 dilim tam buğday ekmeği

Bol salata

Ara

1 çay bardağı yoğurt  + 2-3 grissini

Akşam

8 yemek kaşığı sebze yemeği 

Bol yağsız salata

1 çay bardağı yoğurt

2 dilim ekmek

Ara 

1 orta boy meyve püresi

Bu içeriğe emoji ile tepki ver
0 kullanıcı tepki verdi
Kâr Amacı Gütmeyen Bu Sitenin Sahibiyim. Sadece Boş Zamanlarını Değerlendirmeye Çalışan Bir Vatandaş Diyebilirsiniz ;)
Bunlar da ilginizi çekebilir
Benzer yazıları okuyabilirsiniz.
 
Güneş lekeleri nasıl geçer?
  • NİSAN 28, 2020
  • 59 görüntülenme
 
Siyah nokta temizleyici 5 doğal yöntem
  • NİSAN 28, 2020
  • 64 görüntülenme
 
Hamilelik lekeleri için bitkisel çözüm!
  • NİSAN 28, 2020
  • 65 görüntülenme
 
Leke giderici 8 etkili krem
  • NİSAN 28, 2020
  • 58 görüntülenme
0 Yorum
Yorumları okuyabilir ve cevaplayabilirsiniz.

Yorum Yazın
E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlendi.