Şuanda Bu Konudasınız
Anasayfa > Başı Boş bir katagori > Programcının Popülaritesi ve Blog Deliliği

Programcının Popülaritesi ve Blog Deliliği

blog-deliliği

En son blogum olan Web sitemi yani bu sitemi  kapatıp yeniden açmış bulunmaktayım. Bir altı aylık suskunluğa düşmeden .Blog Kimin İçindir? diye bir makale yazmıştım. Pek yazı yazma uslubumla bağdaşmayarak oldukça sert bir şekilde eleştiri yapmış, popüler kültürüne sonuna kadar batmış olan kişilerden şu fakir programcıyı rahat bırakmalarını dolaylı olarak istemiştim.

Biz yazabilen programcılar olarak aslında oldukça değişik bir yapıya sahibiz.

1. Birincisi asla popüler olamayacağımızı bilerek bu yazıyoruz. Aslında garip ama bir teknik makale ya da tekniğe yönelik daha genel bir makale yazan çoğu programcı aslında maça yenik olarak başladığının çoğu zamanda farkında oluyor. Çünkü biliyor ki yazdığı şeyler ne kadar güzel olursa olsun kitlesi her zaman için oldukça dar olacak. En basitinden bir hesapla internette gezinen her 10.000 kişiden sadece bir tanesi o kişinin yazdıklarına ilgi gösterecek. Dahilinde bu 1 kişinin de sadece 1.000′de 1′i yazılan makaleyi yorumlayacak ya da bir makalesinde bağlantı verecek.

Zaten blog tutan programcı sitelerini şöyle bir gezerseniz ya da bu kişilere kimler bağlantı vermiş diye şöyle bir bakarsınız durumu daha iyi kavrayabilirsiniz. Ya da popüler kaç tane kişisel programcı sitesi var? Ben düşününce aklıma getiremedim. Durumumuz gerçekten içler acısı. İşte biz de çoğu zaman bu içler acısı durumun farkında olarak yazıyoruz.

2. Yazdıklarımız genelde yoruma pek açık olmuyor. Bir teknik konuyu irdelediğinizde eksik olabilir ama genelde çok tartışmalı olmaz. Tabii ki programlama da çok tartışılacak şeyler vardır ama bunlar genelde olayı algılama biçimiyle ilgilidir. Bir for döngüsünün nasıl çalıştığını anlatmak genelde çok yoruma açık değildir ama bir for döngüsünün nasıl optimize edileceğini anlatmak yoruma açık olabilir. Ya da bir pointerin nasıl çalılşığını anlatmak pek yoruma açık olmazken pointerin kullanılması gereken yerler yoruma açık olabilir.

Ancak yoruma açık yazılar yazsanız bile gene çok yorum beklemelisiniz. Çünkü C ile ilgili bir makale yazdığınızda bunu yorumlayacak çok az kişi olacaktır. Yani kitleniz 1000 kişiyse C ile ilgili yazarsanız otomatikman 1′e, Delphi ile ilgili yazarsanız 8′e, .Net ile ilgili yazarsanız 20′ye, PHP ile ilgli yazarsanız 400′e düşecektir. Ama mesela oturupta erişebilirlik gibi tamamen farazi şeylerde yazarsanız bu 1000 kişinin 900′ün dikkatini çekebilir ve oldukça çok yorum alabilirsiniz. Sonuçta bir menünün sağda mı solda mı olacağı konusunda herkes ahkam kesebilir ancak bir pointerin yersiz kullanımları konusunda herkes ahkam kesemez.

3. Programlama ile ilgili yazı yazmak bugün evde neler yaptığını anlatmaktan çok daha zordur. Herkes yazı yazabilir ama herkes programlamaya dair yazı yazamaz. Ya da şöyle de diyebilirim; erişebilirilik kaidelerini çok iyi bilen bir kişinin yorumlar yapıp birşeyler anlatması mümkünken programlama da işin içine girmeden pek yazı çıkaramazsınız. Bu World of Warcraft oynamadan MMORPG oyunları hakkında ahkam kesmek gibi bir iş olur.

Yani bu işte yazı yazmak için çok okumanız asla yetmez. Üçyüz tane SQL kitabı, dörtyüz tane SQL makalesi okusanızda “How mySQL optimizes SQL queries” sorusunun cevabını oturup kod yazmadan, programınız içinde denemeden sadece okuyarak veremezsiniz. Bir veritabanı oluştururken bir içeriği kullanım tarzınıza göre kaç tane tabloya böleceğinizi ortaya çıkarmak bile oturup kitap okuyarak verebileceğiniz bir hüküm değildir. Kitaplar, makaleler elbetteki bizi besler, güçlendirir; ama bu bizim içerden bir yazı yazmamızı sağlamaz.

4. Programlama bir kültür işidir. Kültürünüz ne kadar genişce konulara bakış açınız o kadar geniş olur. Bunun tek aksi durumu yani konulara dar baktığınız durumlar sizin kendi bireysel düşüncelerinizdir. Yani biz çoğu zaman edindiğimiz kültürü objektif olarak yansıtamayabiliyoruz ki bu bizim aslında en büyük hatalarımızdan da biri. Örneğin devrimci militarist bir yapımız varsa sürekli olarak Microsoft karşıtlığına gömülüp aslında yaptıkları kötü şeyler yanında iyi şeyleri de görüp ortaya çıkaramıyoruz.

Bu aslında bir manada kültür zehirlenmesi gibi birşey olarak karşımıza çıkıyor. Yani kendi kültürümüzle kendimizi zehirliyoruz. Çünkü gün geçtikçe sürekli olarak kültürümüz artarken biz bazı kültürleri görmezden gelmeye ya da onları yıpratmaya çalışıyoruz. Oysa ki yazı yazan bir programcının tamamen objektif olarak yazılar yazması gerekiyor. Tabii ki bunu sadece popülarite olarak ele almamak gerekiyor. Her ne kadar içimize sinmeyen şeyler olsa da bir yazı yazarken okuyucuların sizin yazınızdaki kültürden ne derece etkileneceğini hesaba katmak gerekiyor. Belki izlediği bir sinema filmini eleştirirken sınır tanımayan fakat hiçbir sinema bilgisi olmayan kişiler olabilir; ancak yazılar yazan programcı için sert eleştiriler yapıp tartışmalara yol açarak popüler olmaya çalışmaktan daha önemli olan şey edindiği kültüre bağlı olarak objektif izlenimlerini insanlara daha düzgün bir şekilde anlatması olmalı. Haliyle bu tavrı seçtiğinizde belki popülaritede bir düşüş meydana gelebilir ancak baştan popüler olamayacağını kabul eden kimseler için bunun çok da sorun olacağını sanmıyorum.

5. Programlama alabildiğine geniş bir konu. Yukarıda dediğimiz gibi nasıl ki genel kitle programlama ile ilgili yazdığınızda birden azalıyorsa aynı şekilde programlamanın sadece bir konusunu ele aldığınızda da o derece azalır. Yani programlama ile ilgili genel yazılar yazmak belki çok az olan programcı kitlesinin tümüne yöneliktir ancak bir C, bir Delphi ile ilgili yazdığınızda konunuz özelleştiği için kitle de otomatik olarak azalır. Kitle azalırsa haliyle okunmanız düşer, buna bağlı olarak yorum sayısının adından sözedilmez olur.

Özetle elimizdeki materyaller ve kitlemiz belli. O sebeple kanaatimce programlama konusunda yazmayı bir popüler kültür unsuru görmektense bir entellektüel haykırış olarak görmek daha mantıklı.

Aslında burada size nasıl popüler olacağınıza dair birkaç cümle de yazmak isterdim ancak o zaman birçok kişi dediklerime üzülecek hatta sinirleneceği için bundan vazgeçiyorum.

Facebook Yorumları

Bu Konuyu Paylaşabilirsiniz

Sponsorlu Bağlantılar

Bir cevap yazın

Top