İzleyenin Gülmekten Gözünden Yaş Getiren Sahneleri ve Unutulmayan Kahkaha Dolu Replikleriyle Cinayet Süsü

İzleyenin Gülmekten Gözünden Yaş Getiren Sahneleri ve Unutulmayan Kahkaha Dolu Replikleriyle Cinayet Süsü
Spread the love

Yönetmenliğini Ali Atay'ın yaptığı Cinayet Süsü'nü hala izlemeyen kaldı mı? 

*Şimdiden uyaralım: İçerik biraz spoiler içermektedir.*

Ali Atay'ın yönetip, senaryosunu Aziz Kedi ve Feyyaz Yiğit ile birlikte yazdığı, başrollerini Uğur Yücel, Binnur Kaya, Cengiz Bozkurt, Feyyaz Yiğit, Mert Denizmen ve Mehmet Özgür’ün paylaştığı Cinayet Süsü filmi geçtiğimiz yıl ekim ayında vizyona girmişti.

Gizemli bir seri katil vakasını akla gelmeyecek yanlış yöntemlerle çözmeye çalışan cinayet büro ekibinin başına gelen absürt olayları ve komik maceraları konu eden filmde gülmemek için biraz çaba harcamanız gerekiyor.

Başkomiser Emin, gergin komiser Salih, perma reis komiser Asuman ve ilginç tespit ustası komiser Alaattin'den oluşan ekibe suç uzmanı Dizdar Koşu da katılınca aşırı doz komediye doyduk.

Bir türlü uykusunu alamayan komiser Salih'in yaşadıklarından tutun da,

Dizdar ve Asuman'ın inanılmaz keyifli flörtü ve tutku dolu aşkı da bizi kahkahaya doyurmuştu.

Her sahnesi ve repliğiyle izleyenleri kahkahaya boğan Cinayet Süsü'nü tekrar izleyebilmeyi iple çekiyorduk.

Ve beklenen gün geldi, Cinayet Süsü sonunda Netflix'e geldi!

Biz bu habere çok sevinmişken hala izlemeyenlere şiddetle tavsiye ediyor, izleyenler için filmden unutulmaz birkaç sahne ve replik bırakıyoruz!

*İzlemeyenlere duyurulur: Buradan sonrası birazcık spoiler içeriyor.*

“Alaattin biz neden olay yeri incelemeden önce geliyoruz? Yakını mıyız oğlum biz bu cesedin?”

“Ben bir vaka ile karşı karşıya geldiğimde kendime hemen şu 13 soruyu sorarım. Kaçta, hangi, ne ile, niçin, nolmuş, kimi, nerede, nasıl, ne zaman, kimden, neyi, ne belli, neye, kim?”

“3 tane kuşkaş bir tanesi bir buçuk. 3 tane de mercü biri tam ikisi az. Üç tane de ayran ekle abi ona.”

Ve herkesi kahkaha tufanına sürükleyen o malum sahne: İyi polis ve çok daha iyi polis.

“-İyi polis diye beni gösterdiniz, kötü polis diye kendinizi yaptınız. 

+Çok yanlış anlamışsınız. Siz iyi polis miydiniz içeride?

 -Evet ben özellikle dikkat ettim size çünkü siz de iyiyi yaptınız için o zaman ben daha iyisini yapayım. 

+Ben de dedim ki bunun kötüsü buysa ben dedim o zaman iyice iyi bir şey yapayım. Şimdi biz n'oldu, iyi polis çok daha iyi başka bir polis yapmış olduk yani.”

“Nerde bu G noktası?”

Bizim ekibin yine felaketler başından eksik olmadığı başka bir sahne daha: Düğün alayının ortasında kalmaları ve komiser Salih'in sinir krizi geçirdiği dakikalar…

“Çek kalabalığı, çek kalabalığı!”

Veee komiser Salih'in sorgu sırasında hem duyulup hem görüldüğünün farkında olmadığı o sahne…

“Şifremi vermek zorunda değilim. Haa, vermek zorunda değilsin, bok vermek zorunda değilsin. Sen eşek gibi vericeksin onu, eşek gibi, alırız biz onu senden. Alırız o şifreyi.”

“Basit bir şey söyledim. S*k beni, s*k beni, s*k beni!”

Dizdar Koşu'nun bir türlü ulaşamadıkları seri katile canlı yayında seslenirken sinirlerine hakim olamaması ve kendini birazcık kaybetmesi…

“Bak aslanım! Sen bir saatli bombanın üstünde oturuyorsun şu an. O bombanın zamanı, kronometresi geriye sarıp da sıfıra vurduğunda ne ile karşı karşıya olduğunu göreceksin! Çözüleceksin, ağzının dilinin bağı çözülecek! 

Her şeyi şakır şakır anlatacaksın! İtiraf edeceksin! Şaşkınlıktan ağzın gözün paramparça olacak senin. Bildiğin her şeyi, her şeyi tek tek bize anlatacaksın, yalvaracaksın koçum! Yal-va-ra-cak-sın! 

Kimsin lan sen? Kimsin lan! HAYVAN! HAYVAN! Saygısız! Densiz! Utanmaz!

Bakın burdan bütün suçlulara sesleniyorum, PU, Allah belanızı versin be! PU, Allah sizin cezanızı versin! Allah sizi kahretsin!”

Katile çok ama çok yaklaştıkları o an! Ama ufak bir problem var…Amcanın katil tasvirini anlayabilmek için lehçe ve şive sözlüğü açmaları gerekiyor…

“Yüzü beyzi, lök lök yanakları varıdı. Teni böyle nahı diyem, tomak değmiş gibi bos bos. Hedik renkli saçları vardı. Üstünde başında ne varısa, giydiği ne varısa, sevgili gomserim, gapgaraydı…”

Yüzü böyle daha uzun, hafif kır sakalları vardı. Yüzü lenger gibiydi. Lenger böyle yuvarlak gibi de az söbü. Topatan gavun yok mu topatan gavun gibiydi.”

Ve Dizdar Koşu ile komiser Asuman'ın o tatlı tatlı, dört nala flörtleri…”Pablik ses yapalım mı?”

“Allah'ın izniyle ben patlatacam o bombayı!”

Asuman'ın altındaki saatli bomba krizinde yaşanan duygu dolu, romantik dakikaların yanında bomba imha uzmanıyla Dizdar Koşu'nun yaşadığı gülme krizine sokan o diyaloglar…

“Soldan şey yapıyorum. Sayıyorum: Aslan ağzı, ekru, rose, somon, manolya!”

“Ben o manada mı dedim? Ben o manada mı dedim? S*kecem manasında dedim! Allah belamı versin ki sadece cinsel bir mesajdı o ya!”

Seri katile bir adım bile yaklaşamayan ekibin yolu Iğdır'a düşünce sinirleri biraz gerilmiş, olaylar kopma noktasına gelmişti! Dizdar'ın içlerinde bir köstebek olduğunu iddia etmesi bardağı taşıran son damla olmuştu…

Bu içeriğe emoji ile tepki ver
0 kullanıcı tepki verdi
Kâr Amacı Gütmeyen Bu Sitenin Sahibiyim. Sadece Boş Zamanlarını Değerlendirmeye Çalışan Bir Vatandaş Diyebilirsiniz ;)
0 Yorum
Yorumları okuyabilir ve cevaplayabilirsiniz.

Yorum Yazın
E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlendi.